Aile Bağları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aile Bağları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Uzayıp Giden Tren Yolları













Uzayıp giden tren yolları, ağrıdan sızıdan tutmaz elleri. Çoooooook ara vermişiz yazmaya hem de çok. Bizim kız kocaman oldu, ben de bel fıtığı. Mağlum hem bankacılık hem annelik zor işmiş. Bütün gün sandalyede otur, akşam eve gelince ufaklık peşinde koştur. Sonunda kitlenip kaldık, bakalım doktor amca ameliyat dedi ama biz pek yanaşmıyoruz. Fizik tedavi ile atlatabilirsek ne ala...

13 Şubat 2010 Cumartesi

TAKSİM BİR İKİ









Çok ara veriyoruz biliyorum ama sözümde bir türlü duramıyorum. En azından resim eklemeyi becerebilsem o da yok. Bakalım bugün ne kadar yazabileceğiz. Geçen hafta sonu havayı güzel sanıp çıktık yola, hadi şöyle bir taksim yapalım dedik. En son Duru doğmadan önce gitmişiz. Nerden baksan en az 2 yıl olmuş. Yola çıktık çıkmasına ama İstanbul' a geldiğimizde hava öyle soğuktu ki acaba hata mı ettik diye düşünmeye başladık. Neyse her şeye rağmen bütün İstiklal Caddesine kah bebek arabasında kah yürüyerek boylu boyunca kat edip evimizin yolunu tuttuk. Böylelikle biz yıllar sonra Duru'da ilk defa Beyoğlu'na gitmiş oldu. İstiklal'de gezerken bir mağazda bu su sebilinin gördük. Tabi sevgiliyle ben Duru'dan daha heyecanlı hemen alalım diye seferber olduk ki son anda bir şey bizi bunu almaktan alıkoydu. Aslında iyiki almamışız. Çünkü mağazadaki fiyatı 60 TL iken biz üreticisinden kargo ücreti ile birlikte 35 TL'ye aldık. Duru zaten su içmeyi seven bir çocuktu artık gerisini siz düşünün. Şimdi susadığı zaman kendisi gidip içiyor. Tavsiye ederim.

22 Kasım 2009 Pazar

YENİ BAŞLANGIÇLAR

Olmuyor böyle, bir türlü sözümü tutamıyorum. Ha yazdım yazacağım derken bir bakmışım ki yine uyumuşum. Halbuki hayatımızda yazacağımız yeni başlangıçlarımız varken hiç olmuyor, gecikmiş fotoğraflara bugünün tarihini vermek. Ah birde fotoğraf makinesinin tarihini ayarlayan olsa sevabına.
Duyduk ki bugün TEK çalışma yapacakmış, 9.00'dan akşamakadar elektrik yokmuş. Bu sefer sabah uykudan fedakarlık edip bilgisayarın başına geçtim.Bir yandan yarın yetiştirmem gereken işleri yaparken, bir yandan da ihmal etmeye yüz tutmuş blogla ilgileneyim dedim.
Yazının başlığına yeni başlangıçlar dedik demesine ama bakalım hepsini anlatabilecek miyiz. Saate bakayım iyi daha bir saat var, sanırım elektrikler kesilmeden hem yazmayı hemde işimi bitirebilirim.

Havalar güzel iken gezmeyi hiç ihmal etmiyoruz. Nasıl olsa yakında evlere tıkılacağız. Hoş biz kar kış dinlemiyoruz ama şu grip muhabbeti yüzünden sevgili ile Portekiz'e gitmekten vazgeçtik. Hem soğuk hem grip biz en iyisi evde oturalım. Sevgili bize hediyeleri nasıl olsa getirir.

Duru artık memeye veda etti. Yaklaşık 3 hafta önce başladığımız bu veda süreci arada sırada yastığını görmesiyle ağlamalara dönüşse de çok da korktuğum gibi sancılı olmadı. Ancak memenin yerini bu sefer benimle uyuma alışkanlığı aldı. Akşamları hadi kızım yatağa dediğimizde bijim bijim deyip bizim yatağımıza gidiyor. Ama gecenin bir vakti uyanıp kendi yatağına gitmek istiyor. Belki bu bloğu okuyanlar arasında memeden kesme süreci yaşayanlarınız olabilir. Ben kendi taktiğimi söyleyeyim. Bir akşam yastığını alıp geldiğinde " memede sütün bittiğini, artık büyüdüğünü" söyleyip dikkatini başka yere çektik. Şimdi ara ara olan ağlama krizlerinde de aynı şeyi yapıyoruz. Bizde işe yaradı.
Suyu görünce aklıma geldi. İkinci yeni başlangıcımız ise merhaba tuvalet. Aslında Duru'yu tuvalete alıştırma süreci bakıcımızı ikna etmekten daha kolay oldu. Tam anlamıyla olmamakla birlikte yavaş yavaş alışmaya başladı. Bakıcısının söylediğine göre cuma günü her seferinde söylemiş. Bize tuvalet eğitimine başlama kararını aldıran neden ise Duru'nun bunu kendi istemesi oldu. Önce oyuncak sandığı oturağına bir gün oturup da 10 dakika sonra " anne bitti" deyip gittiğimde gördüğüm manzara, sevgili ile bize haydi başlıyoruz kararını aldırdı.

Biraz daha hızlı yazmazsam yetişemeyeceğim. Saat 8.30 olmuş bile.
Biz bu hafta sonu yine çok eğlendik. Havada güzel olunca değmeyin keyfimize. Ama bir ara yolumuz sehven Pendik pazarına düştü düşmesine ama pzarı şöyle bir uzaktan görüp yaklaşık yarım saatte trafikten kurtulup evimize döndük.
Bu da Durunun bir diğer yeni başlangıcı. Evimizde artık bir Ebru Sanatı ustası var. Bakalım sevgili malzemeleri temin edecek, sonra halılar, koltuklar ne hale gelecek. Bir tahmini olan var mı?

20 Eylül 2009 Pazar

GİTTİK,GELDİK,BİR TATİLİDE BÖYLE BİTİRDİK

Sonunda tatile çıkabildik.Uzun zamandır beklediğimiz, ihtiyacımız olan tatil maalesef çok da keyifli geçmesede yine de eğlenceliydi. Tatil boyunca Duru'nun iki yaş sendromu ile ve üstüne eklenen soğuk algınlığının minik cadıda yarattığı huysuzlukla başetmek sevgili ve benim için oldukça yorucuydu. Neyseki eve geldiğimizde dinlenme fırsatı bulabildik.

Bütün olumsuzluklarına rağmen yine de oldukça keyifli anlarımız da yok değildi. İlk gün sudan çıkmak bilmeyen Duru, sonraki günler boyunca sudan korktu. Onu ikna etmek bayağı zor olsa da arada sırada suya sokmayı başarabildik. İşte bizden tatil manzararaları...