

























Hep baba kız bu güzel havanın keyfini sürecek değil ya biraz da kız kıza güneşlenelim dedik. Duru Hanım denize bayıldı, sürekli el çırpıp durdu.
Sahilde güneşlenme faslımız bitince bu sefer soluğu Boğaziçi Hayvanat Bahçesinde aldık. Duru özellikle akvaryumu ve maymunları çok beğendi. Şempazelerle birlikte çığlık çığlığa bağırıp durdu. İşte günün kısa bir özeti. Gitmek isteyenler için bu havaları tavsiye ederim. Hava çok sıcak olmadığı için koku da fazla olmuyor. Biz çok rahat gezdik, sandığım kadar da büyük bir hayvanat bahçesi değilmiş. Ankara'da büyüdüğüm için sadece Atatürk Orman Çiftliğini biliyordum, benim için de çok güzel bir süpriz oldu. Bu güzel için sevgiliye ve Duru'ma çok teşekkür ederim. Sizi çok seviyorum.
Son bir şey: her canlı kendi doğasında mutlu, onlara bu mutluluğu sağlayamayacak ve hak ettikleri saygıyı gösteremeyeceksek lütfen hayvanat bahçeleri olmasın.
Dün ilk kez benimde bir misafirim oldu. Adı Eren, 11 aylık. Yan lojmanda oturuyorlar. Anneannesini de alıp bize gelmişler. Eren'i önceleri biraz yadırgadım. Nerden çıkmıştı şimdi bu çocuk, gelip benim oyuncaklarımla oynuyordu. Topumu alınca hemen yaygarayı bastım, zaten bir gün önce annemin kucağına gitmek istediği için gıcığım vardı. Oh ya ben ağlayınca anneannesi topu bana verdi ama annem hemen itiraz etti, ne güzel topa sahip olacaktım. Neymiş, ağlamadan kendi başıma halletmeliymişim. Üf anne yaaaa...
Neyse sonradan sonraya ben de açıldım ve topu elime geçirince bir daha vermedim. Hatta ağzımın içine saklasam acaba bulabilir mi diye de düşünmedim değil. Haftaya annem beni Erenlere götürecek, bakalım bu sefer ki buluşmamız nasıl olacak. Bu arada bugün at gördüm ama ayrıntıları yarın yazacağım.