9 Mayıs 2009 Cumartesi
Kanatsız Meleklerim
18 Mart 2009 Çarşamba
Çakıl Taşları
15 Mart 2009 Pazar
Annemin Yokluğunda
sağıma soluma bakındım anne
geceler çok soğuk, sessiz ve karanlık
üşüdüm, üstümü örtsene anne
23 Şubat 2009 Pazartesi
Sar Beni Sevginle
3 Şubat 2009 Salı
Puzzle
Mukavva ve karton almayı beklersem hiç yapamayacaktım. Dün sevgili ders çalışırken onu yalnız bırakmamak adına uykuyla mücadele tekniği olarak ilk puzzle'ı yaptım.Hafta sonu Duru'nun dolabını yerleştirirken hiç açılmamış bodylerin içinden çıkan kartonu ne olur olmaz diye saklamıştım. İyi ki de saklamışım yoksa çarşıya ineceğim yoktu. Sevgilinin önerisi üzerine ikinci puzzle tahta üzerine yapacağım. Yapması benden, gerekli malzemeler sevgiliden, oynaması küçük hanımefendiden.29 Ocak 2009 Perşembe
İlk Ciddi Kaza
26 Ocak 2009 Pazartesi
Acemi Picasso
Duru büyüdükçe sevgili ile birlikte acaba gelişimine nasıl katkıda bulunabiliriz diye daha sık düşünmeye başladık. Geçenlerde gördüğümüz bir blog sevgilinin aklına evin duvarlarını boyamak fikrini getirdi. Biraz daha büyüyünce verelim eline boya ile fırçayı istediği gibi boyasın dediğinde doğrusu oldukça heyecanlandım. Bu benim için yıkanacak daha çok lekeli çamaşır, bitmeyen boya temizliği ama en önemlisi Duru'nun görülmeye değer neşesi demekti. Tıpkı bugün olduğu gibi. Keşke o anların fotoğrafını çekebilseydim ama her tarafımız boya olduğu için bari kamera temiz kalsın dedik. İkinci denememizi sevgili evdeyken yapacağız ki her anını görüntüleyebilelim.
28 Aralık 2008 Pazar
24 Aralık 2008 Çarşamba
İçimden Geçenler
6 Ekim 2008 Pazartesi
Sonuç " 0 " Mı?
Ben bir Tracy Hogg annesi değilim,olmadım bundan sonra da olamam. Duru'yu kitaplara göre yetiştirmedim belki hata ettim belki doğru olanı yaptım bunu zaman gösterecek. Duru için elimden gelenin en iyisini yapmak istemiştim.Ye,yat,oyna üçleminde büyütmedim. Biz daha çok ye, çevreyi tanı, yeni şeylere dokun, keşfet, araştır, anne göğsünde dinlen,yat sınırsızlığında zamanı geçirdik. Peki sonuç " 0 " mı?
28 Eylül 2008 Pazar
Yağmurda Yürümek
26 Eylül 2008 Cuma
Hastayız
22 Eylül 2008 Pazartesi
Sobe
Bu arada minik prensesimin de istekleri varmış, eee ne de olsa o da küçük bir hanımefendi: Daha çok oyun, daha çok atta, daha çok em em...
Gelelim ikinci sobeye, soruları kopyalayıp cevap vermeye.
İsminiz?
Mukaddes
Nerelisiniz?
Ankara
Yaşadığınız Yer?
Biricik aşkı, canısı sevgilisinin yanı..:) Şu anda beş yıllığına Gebze/Kocaeli..
Mesleğiniz?
7 sene önce işsizlikten bankacı oldum, bir daha da ayrılamadım. Ama sevdiğimden değil yeni bir şeyler denemeye cesaretim olmadığından.
Hobileriniz?
Bu aralar ev hanımlığı, turşu kurmak, minik prensesime bir şeyler örmek, bir de organik tarım yapmak.
Evli misiniz?
Hayallerimin kahramanıyla!
Kaç Çocuğunuz Var?
Meleğim, kızım, her şeyim: Duru'm var.
En Sevdiğiniz Yemek?
Yediğim bütün yemekler en sevdiğim yemektir çünkü çok yemek seçerim.
En Sevdiğiniz Tatlı?
Dondurma, tatlıdan sayılır mı?
Sevdiğiniz Müzik Türü?
Klasik, jaz, bazen çok hareketli bazense çok slow şarkılar, ruh halime göre. jewel ve james blunt bu aralar en sık dinlediğim şarkıcılar arasında.
Nerelere Gitmek İstersiniz?
Paris'e bir daha kızımla beraber gitmek isterdim. En çok merak ettiğim yerlerden Mykonos,Santorini, Makedonya, Macaristan, Fas. Kısmetse önümüzdeki sene Duru'muzla İtalya'dayız.
Sorular bittiğine göre galiba ben de sobeleyebilirim.Hımm kimi sobelesem acaba? Bakayım sobelenmeyen ve benim tanıdığım kim var. Sibelin Penceresi , Berk’in Dünyası ebe sobe...
8 Ağustos 2008 Cuma
Duru Bir İnci Çingenelikte Birinci
Gün geçtikçe daha da bir yoruyorsun bizi, geceleri sebepsiz yere ( ama bizim için kim bilir senin sıkıntın var ) uyanıyorsun. Artık seni yalnız bırakamıyorum, arkamdan ağlıyor, kucağıma gelmek istiyorsun. Geceleri bir sonraki gün için enerji depolayamıyorum. Beşten sonra saymayı bırakıyorum, kaç kere uyandığını. Biliyorum ki yalnız değilim, bir çok anne gibi ben de bu sıkıntılı günlerin geçeceğini biliyorum ama zamanını bilememek üzüyor beni. Kaç gecedir sen yatağa ben de yatağa. Minik meleğim uyanana kadar ne kadar uyusam kardır diyorum. Ama ne mümkün sanki hissediyorsun ve biraz önce uykuya dalan sen değilmişsin gibi yine cin kesiliyorsun. Canım kızım bu kadar enerjiyi nereden buluyorsun. Gündüzleri sen uyuyunca dinlenmek istiyorum bu sefer de yukarıdaki komşunun gürültüsü buna engel oluyor. Canım kızım biliyorum canın yanıyor ama bu gece uyanmasan olur mu? Annenin seninle daha iyi ilgilenebilmesi için biraz dinlenmesi lazım.
26 Temmuz 2008 Cumartesi
Annem ve Ben
Seninle ilk anneler günümdü. Heyecanlı olmasına heyecanlı ama bir o kadar da yorgun ve telaşlı. Çünkü birgün önce yeni evimize taşınmış, doğanın içinde yeni bir yaşama başlamıştık. Etrafta açılmayı bekleyen bir sürü koli, eşyaları biran önce yerleştirmeye çalışan anneannen ve o anın tadını çıkarmaya çalışan baban, bir de bugünün sıradan bir gün olmadığını düşünen ben. Acaba anlayacak mıydın? İki günce doğumgünümde ayak üstü kestiğimiz pastanın üstündeki mumlara saldırdığın gibi mi olacaktı. Belki de her şey üst üste gelmişti ve ben çok şey bekliyordum. Ama sen bana hediyelerin en güzelini verdin: koşulsuz sevgini, sıcaklığını, annen olduğumu, herşeyim olduğunu,...
